Kanguru Matematik Ödülü: Sayılarla Düşünmek, Felsefeyle Anlamak Hiç düşündünüz mü, bir öğrencinin kalemiyle çözdüğü bir matematik sorusu, yalnızca doğru cevabı bulmak için mi vardır, yoksa insanın bilgiye ulaşma arzusu ve etik sorumluluklarıyla iç içe geçmiş bir eylem midir? İşte Kanguru Matematik Ödülü, bu soruyu gündeme taşır; çünkü bu ödül, sayıları sadece teknik bir araç olarak görmekten öte, düşünme biçimimizi, öğrenme süreçlerimizi ve toplumsal değerlerimizi sorgulayan bir prizma sunar. Etik Perspektifinden Kanguru Matematik Ödülü Kanguru Matematik Ödülü, dünya çapında ilkokuldan lise son sınıfa kadar öğrencilerin katıldığı bir yarışmadır. Ama etik bağlamında, bu yarışmaların amacı sadece ödül kazanmak mıdır? Yoksa öğrencilerin dürüstlük,…
Yorum BırakYenilik Dolu Hikayeler Yazılar
Kayseri’de Bir Kış Akşamı ve Işığın Peşine Düşen Bir Hikâye Kayseri’de kış geceleri biraz sert olur. Rüzgâr, apartmanların arasından geçerken sanki eski bir şarkıyı ıslıkla çalıyormuş gibi ses çıkarır. O akşam da öyle bir geceydi. Gün boyunca içimde biriken yorgunluk, sanki omuzlarıma taş gibi oturmuştu. Üniversiteden çıktığımda hava çoktan kararmıştı ve sokak lambalarının altında yürürken kendi gölgeme bile yetişemiyordum. O gün defterime sadece tek bir cümle yazmıştım: “Bazı şeyler neden bu kadar karanlık hissediliyor?” Sonra bu soru beni hiç beklemediğim bir yere götürdü. Işığın Peşine Düşen Bir Merak Ertesi gün laboratuvara girdiğimde içimde garip bir huzursuzluk vardı. Masanın üzerinde ölçüm…
Yorum BırakÇekiliş Caiz Mi? İzmir’in Sokaklarından Düşünce Bulutlarına Geçen gün arkadaşlarla Kordon’da oturmuş, dondurma yerken biri aniden sordu: “Abi çekiliş caiz mi, biliyor musun?” Dedim ki, “Bari bir dondurmamı bitireyim de, sonra buna kafa patlatırız.” İşte tam o an, aklıma bir fikir geldi: neden bunu sadece dini bir tartışma olarak değil, günlük hayatın saçmalıklarıyla birleştirip mizahi bir şekilde düşünmeyelim? İzmir’de yaşamak demek, sahil kenarında insanlar selfie çekiyor, simit yiyen yaşlı amcaların birbirine laf yetiştirdiği bir ortamda büyümek demek. Ve tabii ki 25 yaşında olmak, arkadaşlarınla sürekli şaka yapmak ama bazen “Acaba ben hayatı fazla mı ciddiye alıyorum?” diye kendi kendine sormak…
Yorum BırakKültürleri Keşfetmenin Işığında: Belediye Çalışanları Kamu Görevlisi mi? Farklı kültürleri keşfetmek, yalnızca coğrafi sınırları aşmak değil, aynı zamanda toplumsal ritüelleri, ekonomik sistemleri ve kimlik oluşum süreçlerini anlamak demektir. İnsanların bir arada yaşama biçimleri, iş tanımları ve görev anlayışları kültürden kültüre büyük farklılıklar gösterir. Belediye çalışanları kamu görevlisi mi? kültürel görelilik çerçevesinde sorusunu antropolojik bir mercekten ele almak, yalnızca hukuki bir tartışmayı değil, toplumsal rollerin ve kimliklerin nasıl şekillendiğini de incelemeyi gerektirir. Ritüeller ve Toplumsal İşlevler Ritüeller, bir toplumun değerlerini ve normlarını görünür kılar. Örneğin Japonya’daki “Obon” festivali sırasında topluluk üyeleri, ölen atalarının ruhlarını anarken, belediye çalışanları sokak düzenini sağlamak ve…
Yorum Bırak200 Gr İp Kaç Metre Eder? Geçen hafta İstanbul’da evin balkonunda otururken kendime bir soru sordum: “Acaba elimdeki 200 gram ip kaç metre eder?” Basit gibi görünebilir, ama işin içine girdiğinizde aslında oldukça düşündürücü bir konu. Bir yandan pratik hesap yapmak, bir yandan da çocukluğumdan beri ipleri toplama, düğümleme merakımı hatırlamak… İşte tam bu noktada dedim ki, bunu derinlemesine araştırmalı ve günlük hayatla bağlamalıyım. İpin Geçmişi ve Önemi İp, tarih boyunca insanların hayatında küçük ama kritik bir rol oynamış. Çocukken ip atlama yarışları yapardık; yaz tatillerinde bahçede çamaşır iplerine düğümler atardık; hatta bazen küçük hobi projeleri için ipleri kullanırdık. Şimdi…
Yorum BırakGiriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Gündelik Yaşam Yediklerimiz ne kadar süre sonra kilo olur? Bu soru, ilk bakışta yalnızca biyolojik bir merak gibi görünse de, pedagojik bir perspektiften bakıldığında öğrenmenin gündelik yaşamla ne kadar iç içe olduğunu gösterir. Öğrenme, sadece okul duvarları arasında gerçekleşmez; yaşamın her alanında, bedenimizle, beslenme alışkanlıklarımızla ve çevremizle etkileşim içinde kendini gösterir. Her lokma, her seçim, bilinçli veya bilinçsiz bir öğrenme deneyimidir. Öğrenmenin dönüştürücü gücü, yediklerimizin etkilerini anlamak, bedenimizi gözlemlemek ve bilgiyi uygulamaya dönüştürmekle kendini açığa çıkar. Öğrenme Teorileri ve Beslenme Bilgisi Klasik ve Operant Koşullanma Davranışsal öğrenme teorileri, yediklerimizle bedenimiz arasındaki ilişkiyi anlamak için güçlü…
Yorum BırakBononun İlk Cirosu: Felsefi Bir Keşif Bir düşünün: Elinizde bir bono var ve onu bir başkasına devredeceksiniz. Bu basit görünen işlem, aslında insanlık tarihinin, etik sorumlulukların ve bilgi sınırlarının derin bir kesişim noktasıdır. Bononun ilk cirosu ilk kez kim tarafından yapılır? sorusu, yalnızca hukuk veya ekonomi açısından değil, felsefi bir merakın da kapısını aralar. Etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifinden baktığımızda, bu sorunun yanıtı, insan eylemlerinin anlamını, bilgi üretim süreçlerini ve varoluşsal sorumluluklarımızı yeniden düşünmemize neden olur. Etik Perspektif: Sorumluluk ve İlk Hareket Etik, insan davranışlarının doğru ve yanlışını sorgular. Bononun ilk cirosu söz konusu olduğunda, bu eylemi gerçekleştiren kişinin ahlaki…
Yorum BırakKan Tahliliyle Hangi Hastalıklar Belli Olur? Bir sabah, umudumun kaybolduğunu hissettiğim o anı hatırlıyorum. O küçük kan tüpünün içinde, hayatımda neyin eksik olduğunu anlamam için gizli bir sır saklıydı. Ve ben… o sırla yüzleşmeye hazır mıydım? O Anı Unutamıyorum Kayseri’nin soğuk bir kış sabahıydı. Hafif bir kar yağıyor, sokaklar beyaza bürünmüş, her şey sakinleşmiş gibiydi. Bu sakinlik içinde, ben de kendi içimde bir fırtına hissediyordum. Daha önce hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim. Ne bir belirti vardı, ne de beni rahatsız eden bir şey. Ama son birkaç haftadır, vücudumda bir şeylerin farklı olduğunu hissediyordum. İçimde bir boşluk vardı, anlatamadığım bir his,…
Yorum BırakKalıtım Birimleri Nelerdir? Kaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçları Üzerine Bir Düşünce İnsan, karar vermek üzere dünyaya gelir: Ne yiyeceğim? Hangi yolları seçeceğim? Zamanımı nasıl değerlendireceğim? Kaynaklar sınırlıdır; zaman, para, enerji ve dikkat gibi kıt girdilerle çevrilidir yaşam. Ekonomi bu kıt kaynaklarla en yüksek tatmini elde etmek için nasıl seçimler yapıldığını inceler. Peki, “kalıtım birimleri” kavramı, genetik biliminden gelen bir terim olmasına rağmen ekonomi açısından nasıl anlam kazanır? Bu yazıda, kalıtım birimlerini sadece biyolojik bir olgu olarak değil, ekonomik sistemlerdeki benzer “birimlerin” işlevini, mikroekonomiden makroekonomiye ve davranışsal ekonomiye kadar geniş bir perspektifle ele alacağız. Kalitim Birimleri Kavramının Ekonomi ile Buluşması Kalıtım…
Yorum BırakHz. Ali Ne Zaman Hicret Etti? Çocukluk Anılarıyla Başlayan Bir Yolculuk Ben Ankara’da yaşıyorum, 25 yaşındayım, ekonomi okudum ve sayısal verilerle uğraşmayı seviyorum. Ama bugün biraz işin içinden çıkıp tarihî bir konuyu, Hz. Ali ne zaman hicret etti sorusunu kendi bakış açımla, biraz çocukluk anılarımı ve Ankara sokaklarından gözlemlerimi karıştırarak anlatacağım. Çocukluğumda dedem sık sık bana Medine ve Mekke hikâyelerinden bahsederdi. Özellikle Hz. Ali’nin cesareti ve sadakati, beni hep etkilemiştir. Dedem anlatırken ben oyun oynamaktan vazgeçmezdim, ama bir yandan da aklımın bir köşesinde o hikâyeler canlanırdı. Hatta ilkokulda tarih derslerinde “Hz. Ali ne zaman hicret etti” sorusu geçtiğinde, kafamda dedemin…
Yorum Bırak