Çekiliş Caiz Mi? İzmir’in Sokaklarından Düşünce Bulutlarına
Geçen gün arkadaşlarla Kordon’da oturmuş, dondurma yerken biri aniden sordu: “Abi çekiliş caiz mi, biliyor musun?” Dedim ki, “Bari bir dondurmamı bitireyim de, sonra buna kafa patlatırız.” İşte tam o an, aklıma bir fikir geldi: neden bunu sadece dini bir tartışma olarak değil, günlük hayatın saçmalıklarıyla birleştirip mizahi bir şekilde düşünmeyelim?
İzmir’de yaşamak demek, sahil kenarında insanlar selfie çekiyor, simit yiyen yaşlı amcaların birbirine laf yetiştirdiği bir ortamda büyümek demek. Ve tabii ki 25 yaşında olmak, arkadaşlarınla sürekli şaka yapmak ama bazen “Acaba ben hayatı fazla mı ciddiye alıyorum?” diye kendi kendine sormak demek. İşte tam bu ikili ruh hali, çekilişin caiz olup olmadığı sorusuna yaklaşırken en büyük yardımcım oldu.
Arkadaş Sohbetlerinde Çekiliş Tartışmaları
Arkadaş ortamında çekiliş konusu açıldığında iki farklı tip insan vardır:
1. “Aaa valla ben kazanırım” modunda şen kahkahalı tipler,
2. “Bunu yaparken dinimiz ne diyor acaba?” modunda, gözlerini devreden ve cüzdanındaki bozuk paraları sayan tipler.
Ben çoğu zaman üçüncü bir kategoriye giriyorum: her ikisinin de farkında olan, ama içten içe bu soruyu gündelik saçmalıklarla birleştirip gülmek isteyen tip.
Geçenlerde Cem’le çay içerken şunları konuştuk:
— Cem: “Abi çekiliş caiz mi sizce?”
— Ben: “Bence çay bardağını devirmediğin sürece caiz. Ama bir de kalbini devirmemeye bak.”
— Cem: (Kaşlarını kaldırarak) “Yani mantıklı mı bu?”
— Ben: “Mantık İzmir vapurunda, rüzgarla birlikte sallanıyor işte.”
İşte burada mesele, çekilişin dini açıdan caiz olup olmadığı sorusunu gündelik hayatın komik ve absürt anlarıyla harmanlamaktı. Çünkü herkes bilir ki, cami önünde koca bir çekiliş düzenlemekle, arkadaş grubunda WhatsApp’ta yapılan küçük bir çekiliş arasında fark vardır. Ama sonuçta içten içe hepimiz “Acaba kazanır mıyım?” sorusunu sormadan duramıyoruz.
Çekiliş ve Günlük Hayat
Sabah işe giderken otobüste yaşadığım mini bir anekdotu anlatayım: Yanımda oturan amca sürekli cebindeki bozuk paraları sayıyor. “Çekiliş caiz mi, bu da mı bahis sayılır?” diye kendi kendine söylüyor. Ben de hemen kafamda senaryo kuruyorum: Amca kazanırsa, belki tüm İzmir’e simit dağıtır. Kaybederse, sadece suratını asar. İşte hayatın ta kendisi!
Çekiliş aslında biraz hayatın metaforu gibi: şans faktörü, heyecan, bazen hüsran… Ama biz bunu alıp ciddi ciddi tartışırken, küçük mizahi bakış açıları kayboluyor. Mesela geçen hafta arkadaşlarla bir hediye çekilişi yaptık, ve ben kazandım. Sevinçle bağırdım:
— “Evett! Ben kazandım!”
— Arkadaşım (gülerek): “Hadi bakalım, şimdi Allah affetsin.”
İşte tam o anda fark ettim ki, çekilişin caizliği konusunu sorgularken, aslında eğlencenin de tadını kaçırmamak lazım.
İç Sesimle Konuşmak
Bazen kendime soruyorum: “Ya gerçekten çekiliş caiz mi?” İç sesim hemen cevap veriyor: “Hadi canım, biraz da gül, kimse sana küfür etmiyor.” İşte bu ikili ruh hali—bir yandan her şeyi fazla düşünen, diğer yandan ortamı espriyle yumuşatan tarafım—bence çekilişi anlamanın en güzel yolu.
Düşünsenize, arkadaş ortamında çekiliş yapılacak ve birisi ciddi ciddi “Bunu yaparken ne oluyor?” diye soracak. İşte o anda, hem gülmek hem de konuyu sorgulamak bir arada mümkün oluyor.
Mizahi Bir Sonuç
Özetle, çekiliş caiz mi sorusunu tartışırken, hayatın küçük saçmalıklarını göz ardı etmemek lazım. Çekiliş bazen sadece kazanma hırsı değildir; bazen bir arkadaşın kahkahasıdır, bazen de kaybedip kendi kendine dalıp gitmektir.
İzmir’in rüzgarlı sokaklarında yürürken, Kordon’da simit yerken, otobüste bozuk paraları sayarken, çekiliş sorusunu sadece ciddi bir mesele olarak görmek yerine, mizah ve gündelik hayatla harmanlamak bence en güzeli. Çünkü bazen hayat, tıpkı bir çekiliş gibi: ne kazanacağımızı tam olarak bilemeyiz, ama her an gülmeye değer bir an saklıdır.
Ve işte tam da burada, 25 yaşında, sürekli şaka yapan ama içten içe her şeyi düşünen bir gencin bakışıyla, çekiliş caiz mi sorusu hem ciddi hem de komik bir şekilde cevap bulmuş oluyor.
Son Düşünceler
Çekiliş caiz mi sorusunun kesin cevabı, dini kaynaklarda aranabilir, ama günlük hayatın içinde, biraz mizah, biraz dost sohbeti ve biraz kendi iç sesimizle birlikte yanıt bulmak, bence daha keyifli. Kazanırsınız ya da kaybedersiniz, ama bir yandan da gülmekten kendinizi alıkoyamazsınız.
Ve işte bu yüzden, çekiliş caiz mi sorusunu düşünürken, bazen cevabı değil, süreci ve içindeki küçük anların tadını çıkarmak en güzeli.
Hayat da biraz çekiliş gibi işte: ne kazanacağını bilmezsin, ama gülmeyi unutmazsan, hep kazançlısın.